-
Terörsüz Türkiye Yolundaki Mayınlar – 6
Barış başarıya ulaştığında bile geride tehlikeli bir tortu bırakabilir: Şiddetin sonuç verdiği düşüncesi. Dizinin altıncı yazısı, bu algının Türk ve Kürt toplumlarında, ayrıca bölgede yeni radikalleşme biçimlerini nasıl besleyebileceğini ve başarının hangi anlatıyla yeniden tanımlanması gerektiğini inceliyor.
-
Terörsüz Türkiye Yolundaki Mayınlar – 5
Barış yalnız silahların susmasıyla kurulmaz; sonrasına ilişkin ortak bir vizyonu ve o vizyonu taşıyacak sağlam kurumları da gerektirir. Dizinin beşinci yazısı, stratejik belirsizliğin ve dar bir aktör çevresine sıkışan mutabakatın geçmişin psikolojik mayınlarını nasıl yeniden harekete geçirebileceğini inceliyor.
-
Terörsüz Türkiye Yolundaki Mayınlar – 4
Barış, yalnızca toplumlar ve liderler için değil, çatışma içinde biçimlenmiş örgütler ve kurumlar için de varoluşsal bir sınavdır. Dizinin dördüncü yazısı, PKK’nın silahlı mücadele üzerinden kurduğu kimlik ile güvenlik bürokrasisinde yıllar içinde oluşan kurumsal kültürün barış karşısındaki bilinçdışı direncini inceliyor.
-
Terörsüz Türkiye Yolundaki Mayınlar – 3
Barışın önünde yalnız siyasi anlaşmazlıklar değil, tutulamamış yaslar ve karşılanmamış adalet beklentileri de duruyor. Dizinin üçüncü yazısı, Türk ve Kürt toplumlarında kayıpların nasıl kimliğe, intikam duygusuna ve barışa karşı psikolojik dirence dönüştüğünü inceliyor.
-
Terörsüz Türkiye Yolundaki Mayınlar – 2
Barış masasına yalnız siyasetçiler değil, geçmişin hayaletleri de oturuyor. Dizinin ikinci yazısı, seçilmiş travma ve zaman çökmesi kavramları üzerinden Türk ve Kürt toplumlarının tarihsel yaralarının kimlikleri nasıl katılaştırdığını ve karşılıklı güvensizliği nasıl yeniden ürettiğini inceliyor.
-
Terörsüz Türkiye Yolundaki Mayınlar – 1
“Terörsüz Türkiye” ihtimali, kurumsal bir zeminden çok birkaç liderin tutumlarına yaslanıyor. Yazı dizisinin ilk makalesi, barış sürecini kırılganlaştıran lider merkezliliği ve kurumsal güvence eksikliğini inceliyor.
-
Yevgeni Onegin: Salonların Sessiz İktidarı
Salonlar yalnızca sohbet ve dans mekânları mıdır, yoksa itibarın dağıtıldığı, dedikodunun hüküm verdiği görünmez parlamentolar mı? Puşkin’in Yevgeni Onegin’i, onur baskısının iki insanı istemedikleri bir düelloya nasıl sürüklediğini ve dünün salonlarının bugünün dijital dünyasında nasıl yaşamayı sürdürdüğünü gösteriyor.
-
Maça Kızı: Hızlı Zenginleşme Fantezisi ve Aklın Çöküşü
Hızlı zenginleşme hayali, insanın yalnız parasını değil, aklını ve ahlaki sınırlarını da nasıl ele geçirir? Puşkin’in Maça Kızı, kendisini kumarbazlardan daha akıllı gören Hermann’ın kontrol yanılsaması içinde gerçeklikten kopuşunu ve bireysel çöküşün ardındaki toplumsal fanteziyi anlatıyor.
-
Dubrovski: Adalet Çöktüğünde İnsan Ne Yapar?
Mahkeme, hâkim ve mühür yerindeyken adalet işlemiyorsa insan neye tutunur? Puşkin’in Dubrovski romanı, gücün hukuku ele geçirdiği bir düzende meşruiyetin çöküşünü ve hak arayan insanın sistem dışına, intikama ve şiddete sürüklenişini anlatıyor.
-
Yüzbaşının Kızı: Meşruiyetin Kuruluşu, Karizma ve Düşmanla Diyalog
Taç giymemiş, saray tarafından tanınmamış bir adam nasıl binlerce kişiyi peşinden sürükleyebilir? Puşkin’in Yüzbaşının Kızı, meşruiyetin bazen yasadan değil bir hikâyeden ve karizmadan, düşmanlar arasındaki diyaloğun ise unutulmayan küçük bir iyilikten doğduğunu gösteriyor.










